Ağustos 12, 2010

Zararın nedeni

Geleneksel olarak uygulanan şirket değerleme metotlarının çoğu geçmiş sene karınızı dikkate alarak kullanılır. Finans dünyasında belirlenen bir katsayı ile çarpılan bu kar şirketinizin değerlemesinde ana rolü oynar. Peki ya geçen sene zarar ettiyseniz? Eksi bir sayının artı bir katsayı ile çarpılması yine eksi bir sayı verir. Geleneksel şirket değerleme metotları zarar etmişseniz sizin aleyhinize çalışır.

Bu hesaplar yapılırken karın şirketin bir fonksiyonu olduğu kabulü vardır. Aynı işi aynı ülkede aynı makine ve benzer işgücü ile yapan iki şirketten birinin zarar, diğerinin ise kar etmesini o zaman nasıl değerlendirmek lazım? Daha doğrusu bu iki şirketi birbirlerinden farklı kılan ne? Bu soruların tek cevabı var: Yönetim. KOBİ’lerde yönetim dediğiniz zaman da genelde iş sahiplerinden bahsediyorsunuz demektir.

Hepimiz her gün bir sürü yanlış karar veriyoruz. Bunlar genelde şirketin genel gidişatını fazla etkilemiyor. Bazıları ise şirketin sene sonundaki bilançosunda açıkça gözüküyor. Avro yerine Dolar bazında borçlanmışsanız kar zarar tablonuz Avro ile borçlanmış olmanıza göre daha değişik gözüküyor. Bu kararı veren de şirket sahipleri. O günkü şartlar altında doğru gözüken bir kararı 6 ay sonra yanlış diye değerlendirmek de mümkün.

Bu nedenle, bir şirketi ortak bulma yoluna çıkarırken, kar mı zarar mı ettiğine bakmadan önce, iş sahiplerinin işlerine ne kadar hakim olduklarına bakıyoruz.  Eğer iş sahibi hatalarını belirleyebiliyor, arkasında duruyor ve bu hataların giderilme yollarını da biliyorsa bizim için şirketin kar veya zarar etmesi çok fark etmez.

Bir sürü projemizde bir yıl öncesini zararla kapatan şirketlerin çok yüksek değerlerle ortak bulduğunu görmek mümkün. Müstakbel ortağı da geçmişte yapılan zararlardan çok gelecekte yapılacak karlar ilgilendiriyor.

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız paylaşılmayacaktır. Doldurulması gereken alanlar * ile işaretlenmişlerdir.