Sona varma

Temmuz 14, 2016

Son saniye basketi

Bir basket maçı seyrettiğinizi hayal edin. A takımı maçın son iki saniyesine 78 – 76 yenik girmektedir. Tam o anda A takımının bir oyuncusu saatin son saniyeye girdiğini görür ve topu B takımının filesine doğru fırlatır. Top 3 sayılık bir basket olarak fileden içeri girer. A takımı maçı 79 – 78 kazanır. Ertesi sabah yorumcular […]

Ekim 8, 2015

Kendi sesini duymaya başlamak

Kısa bir zaman önce ilk işine girmiş. Yaşadığı hayal kırıklıklarını anlatıyor. Bir gün önce işte başına gelenler kafasını karıştırmış. Ne yapmalıyım diye sorarcasına konuşmamı bekliyor. Kendi sesimi duymaya başlıyorum. Yeni girişimci bir genç bana çektiği hastalığı anlatıyor. Yanında aynı zamanda ortağı olan genç kız da ona ve işe onun yokluğunda nasıl baktığını. Ama şimdi yeni […]

Temmuz 16, 2015

Elmalarınız artık çürümeyecekse…

14 Şubat 2015 tarihli theguardian.com sitesinde çıkan bir habere göre Kanadalı bir şirketin genetik olarak değiştirilmiş elma tohumları ABD tarafından bu ülkede kullanılabilmesi için onaylanmış. Bu tohumlardan yetişen elmalar kesildiklerinde yüzeyleri bozulmadan saklanabileceklermiş. Bu konulardan pek anlamam ama ABD’deki Organik Tüketiciler Birliği (OCA) elmanın bozulmasını önlemeyi sağlayan genetik değişimin insan sağlığı üzerinde olumsuz etkisi olabileceğini […]

Haziran 18, 2015

Gıpta edilmenin nedeni

Bir şirket kurdunuz ve son yıllarda onu büyüttünüz. Bu noktaya gelmek için her şeyi doğru yaptığınızı düşünüyorsunuz. Başınız dik. Laflarınız keskin. Gıpta ediliyorsunuz. Kutlarız. Bir muhabir size o tipik soruyu sorduğunda genelde aşağıdaki yanıtlardan birini alacaktır: a) Çok çalıştınız b) Pazarı iyi okudunuz c) Vizyonunuz doğruydu, vs. Özetle: Siz başardınız. Şirketlerini satmak isteyen iş sahipleri […]

Haziran 4, 2015

İtibarın değeri

Bir okurumdan gelen satırlar: “Birkaç yıl önce babamı kaybettim ve bana ne bıraktı biliyor musunuz: bir iş ve ölçülebilmesi imkansız bir itibar…. bu öylesine bir itibar ki her şeye değer… ne mutlu ki benim bunu yaşama şansım oldu… vefatından sonra insan ilişkileri konusunda yaşadıklarım, hissettiklerim tarif edilemez…” İşinizi bir sonraki nesle bırakmak da bir hisse […]

Mayıs 7, 2015

Hoşçakal aşkım…

Veya İngilizce tercümesi ile “Goodbye my love” sevdiğiniz bir kişi veya şeyden ayrılırken ettiğimiz laf… Aynı zamanda Demis Rousos’un bir şarkısının adı. Şarkının ilk dizeleri şöyle: Rüzgarın hüzünlü bir şarkı fısıldayışını dinle O bugün senden ayrıldığımı biliyor Lütfen ağlama yoksa kalbim kırılacak Kendi yoluma gittiğimde Hoşçakal aşkım, hoşçakal Demis Rousos son Hoşçakalın’ını 25 Ocak 2015′te […]

Nisan 23, 2015

“Aşkımı arıyorum!”

Vallahi de billahi de hiç bir şart öne sürmüyorum. (…) E, tabii dünya güzeli demedik ama yüzüne bakılabiliyor olması lazım. (…) Yaş mı? Hiç önemli değil. Önemli olan olgunluğu. (…) Ha bak, orada haklısın. İyi bilinen bir semtte güzel bir evimiz olması lazım. Bol bol seyahatlere gitmemiz lazım. (…) Arada bir arkadaşlarıma hava atabilmemi sağlayacak […]

Nisan 9, 2015

Satıp çıkmak… Ya sonrası?

NYTimes.com‘da 24 Eylül 2014 tarihinde çıkan makalesinde Darren Dahl Şirketlerini Satan Girişimciler Anlamlı İkinci Perdeler Arıyor (Entrepreneurs Who Cash Out Look for Meaningful Second Acts) başlığı altında şirketlerini satan iş sahiplerini ve onların daha sonra ne yaptıkları konusunu incelemekte. Yazıya göre, birinci sahnenin sonunda kendilerini emekli etmek için daha çok genç olduklarını düşünen girişimciler kendilerini […]

Mart 26, 2015

Başkalarının omuzlarında yükselmek

Kendinizi hiç kötü hissettiniz mi? Sanki yerlerde süründünüz mü? Birileri size omuz verip çıkmanıza yardımcı oldu mu? Danışmak için geldiklerinde, iş hayatları hakkında bana bilgi veren iş adamlarına yukarıdaki oldukça kişisel soruları hiç bu kadar doğrudan sormadım. Ama eğer sorsaydım bu soruların hepsine çoğunun “Evet” diye yanıt vereceğinden de ismim kadar eminim. You Raise Me […]

Mart 12, 2015

Sonunda mutlu olmak

Richard O’Connor’un Happy At Last isimli kitabından bir alıntı: “Ne kadar çok televizyon seyrederseniz, o kadar çok sizden zengin insan görüyorsunuz. Dolayısı ile ne kadar çok televizyon seyrederseniz o kadar çok mutsuz oluyorsunuz.” O’Connor‘un bu düşüncesi sizin için geçerli olmayabilir. Medya bu konuda her bir kişiyi değişik etkiliyor olabilir. Buna karşılık ekonomi sayfalarında veya televizyon […]