Rusya’da başkanlık

Yıllar önce şirketlerimden birini satın alan firma bana Türkiye’deki operasyonu yönetmenin yanında Rusya’daki şirketin yönetim kurulu başkanlığını teklif etti. Ortağım Çiğdem ile beraber yurtdışında bir dizi toplantıya katıldık. Toplantıların birinden sonra her zaman yaptığımız gibi bir kahveye oturduk ve toplantıyı gözden geçirdik. “Ben iyi hisler içinde değilim ” dedim. Aldığım cevap “Ben de!” idi.
Daha sonra

[ Devam ]

“Herhangi bir gün.”

Filmde adam kadına soruyordu: “Bugün günlerden ne gün?” Kadın cevap verdi: “Herhangi bir gün”. Uçağım İstanbul hava alanına inmek üzereyken önümdeki koltuğun arkasındaki ekranda seyrettiğim film de sona erdi.
“Herhangi bir gün.” Kaçınızı bu cevabı vermek bugün mutlu ederdi bilmiyorum. Belki hayatta istediklerinize ulaştığınıza inandığınız bir noktada -eğer öyle bir nokta varsa- veya bir gün işinizle

[ Devam ]

KODAK’ın çöküşü

KODAK çocukluğumdan kalan markalardan biri. 1892’de kurulan ve fotograf sektörünün öncülerinden olan şirket 19 Ocak 2012’de New York’ta iflas mahkemesine başvurdu. Şirket, müracaatında özetle ‘işletmenin yeniden yapılandırılmasını, likiditenin artırılmasını, stratejik olmayan fikri mülkiyet haklarıyla gelir sağlanmasını ve şirketin en değerli iş koluna odaklanmasına olanak sağlanmasını hedefliyoruz’ demiş.
En önemli yöneticileri yetiştiren okullara sahip ve dev kuruluşların

[ Devam ]

Messi

Siz ne kadar futbol ile ilgilisiniz bilemem. Yıllar önce birkaç defa 11’e 11 tam saha maçta oynamış olsam bile benimki arada bir televizyonda seyirin ötesine geçmez. Geçenlerde Barselona’nın çok önemli oyunculardan oluşan dev rakibi Real Madrid’i ezerek yenmesini seyrettim. Messi denen adam 11 kişilik takımın virtüözü olarak ortaya çıktı ve Real Madrid’in dağılmasına en büyük

[ Devam ]

Ağaçtaki kedi

“Bana bir enerji içeceği lazım” dedi sohbet etmekte olduğum iş adamı. Onun şirketine ortak bulma projesinin 6′ncı ayındaydık. Daha birkaç aylık yolumuz vardı. “Öyle bir içecek ki,” diye de devam etti, “İçtiğimde reklamlarda olduğu gibi sonsuz enerji elde edip etraftaki bütün sorunları anında çözebilecek güce sahip olayım.”
Enerji içeceği kullanması konusunda bir itirazım olmadığını ama içeceğin

[ Devam ]

Bekarlar pazarı

Daha önce IKEA etkisi başlığı altında bahsettiğim Dan Ariely’nin Upside of Irrationality kitabı Optimist Yayınları tarafından Akıldışının Mantığı adı altında Türkçe yayınlandı. Kitabın bir başka bölümü de bekar kişilerin aradıkları cinsten biriyle buluşma metotlarının bugün geldiği durumu ve bunların nasıl daha işlevsel hale getirilebileceği ile ilgili. Yazar “online flört siteleri, sistemi bilgisayarların iyi yapabildiği bir

[ Devam ]

Doğru kadını seçmek

Diyelim ki şirketinizle ilgili olarak bir gece düzenlemek ve sahnede açılışı bir dans grubu eşliğinde, sayıları gün geçtikçe artmakta olan ve elektro-keman çalan kadın virtüözlerden biri ile yapmak istiyorsunuz.
Önünüze sanatçıların listesini getirdiler. Paraya kıyacaksınız kıymasına da seçim zor. Sonra aklınıza bir fikir geliyor. Hepsinin konserlerinden alınmış birer kısa film izlemek istiyorum, diyorsunuz. O filmleri izledikten

[ Devam ]

Yılsızlaşmak

Aslında hiçbirini bilmezdik doğduğumuzda.
Daha anlatmamışlardı neden saati bulduklarını, yılları ve ayları…
Sadece tan ve gün batımı vardı: Aydınlık ve karanlık başlangıçları.
Şimdi hepsini biliyoruz; saatler her yerde.
Geliştiğimizi söylüyorlar gün be gün,
Zamanın sahibi olmaya çalışırken onun esaretinde.
Hiç unutmadan zamanın durmadan aktığını,
Yılları, ayları, günleri bir kenara bırakabilsek keşke, anlarken yaşlandığımızı.
Sadece bir sonraki günün doğuşuna odaklansak.
Zor, biliyorum, saate bakmadan yaşamak,
Ama en

[ Devam ]

BMW hayranlığım

Ebony Magazine dergisinin Kasım 1987 sayısında bulunan aşağıdaki yoruma aynen katılıyorum.
“Arabaların sadece bir ulaşım gereci olarak düşünüldüğünü hatırlamak için tarihte oldukça geriye gitmek lazım.[...] Bugün arabalar sahiplerinin uzantıları. Sahiplerinin karakter ve statüleri ile ilgili bir açıklama yapıyorlar.”
Arabalardan pek anlamam. Otomotiv endüstrisini eğer bir noktada takip ediyorsam, bu verdikleri reklamlar dolayısıyladır. Kendilerini nasıl konumlandırdıkları ilgimi çok çeker.
BMW

[ Devam ]

Ruj lekesi… Kimi suçlamalı?

Cevabı kolay bir soru değil. İnternet’ten toparladığım bilgiye göre:

Eski Mezopotamya’daki kadınların ruju ilk bulanlar ve kullananlar oldukları tahmin ediliyor.
İslam’ın altın çağında Endülüslü kozmetolojist Abu al-Qasim al-Zahrawi ilk defa kalıplanarak elde edilen parfümlü sert ruju üretiyor.
Orta Çağ’da kilise hayat kadınları hariç ruj kullanımını yasaklıyor.
19’uncu yüzyılın büyük bir bölümünde, saygıdeğer kadınların kozmetik ürünleri kullanması kabul

[ Devam ]
Kapat
E-posta ile paylaş